Duyuru!
Ana Sayfa / Genel / Bu dengelerde hiç kimse Türkiye ’yi kaybetmek istemez

Bu dengelerde hiç kimse Türkiye ’yi kaybetmek istemez

Bu dengelerde hiç kimse Türkiye ’yi kaybetmek istemezPKK Afrin ’i terk etti, Sincar ’da da barınamayacağı görülüyor… Terör örgütünün çözülüşünü yorumlar mısınız?

Sincar bizim hudutlarımıza aşağı yukarı 90 kilometre uzaktan ve yaklaşık 2 bin civarında PKK ’lının bulunduğu varsayılan, çevresi dağlarla dolgun bir yer. Orada 12 PKK kampı var. Sincar başlıca olarak Haseke ’ye doğru bir tramplen olarak düşünülmeli. Bir anlamda Suriye ’nin kuzeyine geçirilecek olan teröristlerin birincil toplanma ve transit bölgesi. İkinci bir özelliğiyse; Gaz Lambası önemini kaybetmemiştir ama PKK bölgesel olmaktan, bölgeselliğe evrilmiştir. Yöresellik Kandil merkezliydi. Bölgeselliğe geçtiği, bir anlamda meşruiyet kazandırılmaya çalışılan terör örgütü statüsüne girdiği zaman Suriye ’ye kadar uzandı. Sincar ’ı da daha çok yöneticilerin bulunduğu bir merkez haline dönüştürdüler. 

Sincar ’a da bir Zeytindalı operasyonu nasıl bir sonuç doğurur?

FETÖ olayının da CIA ’in işbirliğiyle yapılmış bir baskı olduğunu düşünüyorum. Bana göre Zarrab olayı da bu baskılardan biri. 11 Nisan ’da karar açıklanacak ve canice çıkması bekleniyor. Türkiye ’yi hesaplı olarak daha da sıkıştırmak istiyorlar. Kürt meselesinde de aynı şeyi yapıyorlar. Amerika, empati yapmadan Türkiye ’yi zorluyor. Çünkü Türkiye onları dinlemiyor, kuş avuçta durmuyor artık. Biat etme kültürüyle geriye döndürme yollarını arıyor. 

Menbiç ’e geri dönersek… Silahlı Kuvvetlerimiz girer mi?

Menbiç meselesinin uzlaşıyla biteceğini düşünüyorum. Amerika ’nın çatışmaya girmesi Türkiye ’nin büsbütün Rusya ’ya yaslanması olur. Bu Amerika ’nın işine gelmez. Menbiç ’te Amerika ’nın böylece büyük bir menfaati yok. 

Fırat ’ın doğusu söz konusu olduğunda…

ABD orayı terk etmez. Olası değil. Oraya girdiğimiz süre ABD ’yle karşı karşıya kalırız. 

Fırat ’ın Doğusuna geçilmezse ‘terörün kökü kazınmış ’ sayılır mı?

Siz de oraya gidemeyeceğinize tarafından Amerika ’yla savaşa mı gireceksiniz? Baktığınız süre asker kafası biraz daha farklıdır. Bir korgeneralle bir tümgeneral Menbiç ’te kalktılar, “Biz burada Türkiye ’yle savaşırız” dedi. Yeni verildi bu demeçler. Dışişleri sözcüsü konuştu, bu konuya değinmeden Afrin ’de insan haklarından bahsetti. Asker kafasıyla gittiğiniz zaman bambaşka. Amerika da acilen Pentagon kafasıyla hareket ediyor. Fevkalade yanlıştır. 

Bu dengelerde hiç kimse Türkiye ’yi kaybetmek istemezFotoğraflar: Emre Yunusoğlu

BAŞARILI BİR DİPLOMASİ YÜRÜTÜLDÜ

Balyoz ve Ergenekon davalarında ‘ordu bitti ’ diye baktık biz. Evet; komuta kademesi zayıflamıştır ama iş vatan ve yürek olduğu süre ordunun neler yapabileceği ortaya çıktı. bu vesileyle teknolojik olarak TSK ’nın bir noktaya geldiği de anlaşıldı. Bugün herkes Afrin ve El Bab ’ı gördüğü vakit “Vay canına, Türkler de bir yere gitmemiş öyle, dikkate almak lazımdır” dedi her yerde. Tabii her şeyin bir hududu var. Kiminle uğraş ettiğinizi de bir noktada göz önünde bulundurmak gerek. Ben Amerika ’yla savaşamam ama diplomasiyle oyunumu oynarım. Suriye politikasında yanlışlar vardır ama Afrin operasyonunda başarılı bir diplomasi yürütülmüştür. En kolay şekliyle, bir şey olduğunda Cumhurbaşkanı hemen telefon açıp bilgilendirme yapıyor. İran ’a, Putin ’e “Üzüntü etmeyin” diyebiliyor. Keza askeri hem diplomatik olarak Afrin ’de başarılı bir süreç yönetildi…

İRAN ’A DİZ ÇÖKTÜRDÜĞÜ GÜN…

“İran ’a diz çöktürmek basit değildir. Amerika, içeriden yıkmaya çalışacaktır. Şii hilalindeki etkisini yok etmek için de mücadeleye girecektir. Bunu İsrail ve Körfez işbirliği kapsamında, aynı zamanda kuzeyden inerek yapmaya çalışacaktır. Bu meselelerin çözümü için Türkiye, Rusya ’yla olduğu değin İran ’la da yardımlaşmak mecburiyetindedir. O süre Şii kuşağındaki diğer grupları da etkileme şansına sahiptir. Fakat bir tehlike vardır. Bunu yaptığında Şii kuşağındaki İran mevcudiyeti Türkiye ’nin aleyhinedir. Dolayısıyla bununla beraber bunu da önlemesi gerekir. Bu noktada Türkiye ’nin menfaati Amerika ’yla birlikte hareket etmeyi gerektirir. Çıkarlarımızla oradan gelecek sonuçlar örtüşmüyor. Fevkalade titiz, fazla başarılı bir diplomatik atakla bu işi çözmemiz gerekir. Çünkü İran ’a diz çöktürdükleri gün sıra Türkiye ’ye kazanç. Burada bir Kürt devletinin Amerika yönünden maksat olduğu bundan böyle bir sır değildir. Türkiye ’nin bunu birlik ve beraberliği arttırarak, Silahlı Kuvvetleri dahil şiddet dengeleri içinde kendini kanıtlayarak başarabilmesi mümkündür. İç politikamızı da bu manada gözden geçirmemiz gerekmektedir.

ŞAHİNLİKTE TRUMP ’I AŞACAKLAR

–  ABD sadece bizimle sorun yaşamıyor. Hoyrat politikası tüm dünyayı ürkütüyor… Askeri bütçedeki muazzam çoğalma da bunun süreceğini gösteriyor…

Gelin 2015 yılına gidelim. Trump 2015 yılında bir grupla toplantıya katılıyor. Bu toplantının organizasyonunu Lübnan asıllı Amerikalı bir işadamı yapıyor. Bakın 2015 diyorum; Trump az önce seçilmemiş. Kendi aralarında Trump ’a “Biz seni destekliyoruz” diyorlar. Suudi Arabistan meselesi de o toplantıda ortaya atılıyor, acilen Körfez ’in nasıl tasarı edildiğine bakın. Burada “Benim iki hedefim var. Biri Rusya ’dır. Rusya ’yı sabote edeceğim. Soçi ve Astana süreçleri bir propagandadır, ben bunlarla uğraşacağım. Suriye meselesinde de kalıcıyım” deniyor. İkinci niyet de İran… O toplantıda konuşulanlar bir bir hayata geçiyor. Hemen de Rusya-Amerika aralarında silahlanmak suretiyle bir bilek güreşi başlarken, Çin ile ticaret savaşı yürütüyor. Trump dünyayı karmakarışık ülkü getiriyor.

Burada size yeniden Türkiye ’yi soracağım…

Yeniden jeostratejik önemiyle orada top yekûn oturan bir ülke. Lakin dinlemeyen ve biat etmeyen kendi politikalarını üreten bir ülke. Bıçak kemiğe dayandı, haklıyız sahiden. Bu koşullar aşağıda evvela bize McMaster ’ı gönderdiler, ardındaki da Tillerson ’ı. McMaster sopaydı, Tillerson yumuşak yüzdü. 

Hemen?

Şimdi Pentagon ağırlıklı bir politika öne çıkarılıyor. Bir Zamanlar CIA, Dışişleri ve Pentagon öbür sesler çıkarıyorlardı. Hemen pek yok. Yeni dışişleri bakanı Pompeo ile birlikte şahinlikte Trump ’ı aşacaklardır. CIA ’in başına profesyonel işkenceci olarak tanıdık Gina Haspel ’ın getirilmesi de şahinleştiklerinin işaretidir. 

CÜMBÜR CEMAAT BİRBİRİNİN AYAĞINA BASIYORI

– Amerika Çin ’e 50 milyar dolar ek gümrük vergisi yükledi… Daha da artacağını açıkladı… Bütün bunlar küresel ticaret savaşının işaretlerini mi veriyor?

Ortadoğu petrolleri fevkalade önemlidir. Ancak artık Amerika ’da varil başına fiyat 60 dolara çıktığı zaman kaya gazı otomatik olarak devreye sokuluyor. Eskisi gibi bağımlı değil. Ama Çin, Ortadoğu petrollerine yüzde 60 oranında bağımlıdır. Amerika, Ortadoğu bölgesine hâkim olarak Çin ’i çevreleme politikası uyguluyor. Hürmüz Boğazı bu noktada fazla önemlidir. Çünkü dünya rezervlerinin yüzde 65 ’inin bulunduğu bölgedeki tek çıkış yoludur. Bunu İran ’a terk etmek onun için felaketle sonuçlanır. Bugünkü Dünya koşullarında bir yanlamasına Pasifik ’te her tarafta olan müzakereler bozuluyor. Trump, Dış Ticaret Örgütü ’nün canına okuyor. Vaktinde kurulmuş olan dünya finans ve ticaret sistemini adeta politikalarıyla son verme noktasına getiriyor. bununla beraber en son çelik ve alüminyum konusunda attığı adımla yeni bir rekabet politikası yürütüyor. Herkes birbirinin ayağına basmaya başladı. Bu fevkalade riskli bir şeydir. Trump ne kadar kalır, onu da bilmiyorum.

– Türkiye nasıl etkilenir?

Türkiye de bu kapsam içinde bir faktördür ama kimsesiz burada bir anlam ifade etmez. 

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ: VARNA ’DAN NE ÇIKAR?

Bugün, Varna ’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın da katıldığı bir toplantı yapılacak. Ve Türkiye-AB ilişkileri ele alınacak. Bu toplantının bizim için önemi nedir?

Varna ’da yapılacak zirveye gerçekten dönem başkanı olarak Bulgaristan başbakanı, bunun dışında da konsey ve kurul başkanları katılıyorlar. Yani bu genişletilmiş bir yükseklik şeklinde yapılmıyor. Fakat uzun süreden beri ilk önce yapılan doruk toplantısı olması sebebiyle manâlı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin mesafeli olduğu bir dönemde yapılması sebebiyle ilişkilerin tekrar normale dönmesi yolunda bir adım teşkil edebilecek diye düşünüldüğü için siklet taşıyor.

Peki bu zirveden ne çıkar?

Üç başlık halinde bakmak olası. Birincisi burada görüşülecek konular aktüel konulardır. Göç meselesi, Türkiye ’ye verilecek para, genişletilmiş gümrük birliği ve Türkiye-AB ilişkilerinde nasıl bir canlanma sağlanabilir; bunlar ele alınacak. İkincisi; iki büyük çıbanbaşı var. Biri Ege ve Kıbrıs ’tır. En son konsey toplantısında Kıbrıs konusuna fazla net bir biçimde değindiler. Diğeri her halükarda Türkiye ’nin insan hakları ve demokrasi konusundaki sicilidir. Biliyorsunuz Türkiye, Avrupa Konseyi ’nde tekrar gözetim altına alındı. Bu konuda illaki tenkitkâr olacaklardır. Kıbrıs ve bu konu bir araya geldiğinde zannediyorum çok ileri gidebilme şansımız olmayabilir. Üçüncü husus da Hollanda ’nın halk oylaması döneminden kalan bazı sıkıntıları var. Avusturya ’nın her zaman bildiğimiz sıkıntıları mevcut. Almanya ’nın tekrar Türkiye ’ye karşın problemleri var. Mesela Almanya, genişletilmiş Gümrük Birliği ’ni şu sırada hayata geçirmeyeceğine dair bir karar aldığını açıklamıştı. Bu koşullar aşağıda Varna ’dan pek artı bir şey beklemem fakat her şeye karşın temassız geçen dönemlere mukayeseli düşünüldüğünde ileri bir adımdır. Kayda Değer sonuçları olmasa da konuşmak daima, birbirini bilmek ve çatışmaların önüne geçmek için dürüst bir yoldur.

Bu dengelerde hiç kimse Türkiye ’yi kaybetmek istemez gazetehaberleri,uluç Özülker,afrin,bugün,vatan

Sitemizdeki Paylaşımlar Sosyal Ağlardan ve Benzeri sitelerden alıntıdır…

Lütfen Paylaşın!


Hakkında KanalHarman

KanalHarman ile Harmanlama Zamanı!

Check Also

Sümela Manastırı ’nda bugüne kadar görülmemişti... 'Çile odaları' bulundu

Sümela Manastırı ’nda bugüne kadar görülmemişti… ‘Çile odaları’ bulundu

Haberin diğer fotoğrafları için tıklayın Türkiye ’nin manâlı tarihi ve turistik mekanlarından biri olan ve …

Bir Cevap Yazın

Sosyal Ağlar İle Giriş Yapınız!



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super